Bugünkü hastanelerin görevini yapan yapılar için geçmişte şifahane, bimarhane, darüşşifa gibi isimler kullanılmaktaydı. Şifahane, Osmanlı döneminde, aynı zamanda pozitif ve dini ilimlerin verildiği bir medrese olarak da kullanılmıştır.
Darüşşifanın yönetimiyle ilgili en eski Vakfiye XIV yy sonlarına aittir. Turan Melek’in orijinal vakfiyesi bulunamamıştır. XIV yy da düzenlenen vakfiyede, Darüşşifanın sadece yaptırıcısının değil, yöneticilerinin ve mütevelli heyetinin hepsinin kadınlardan oluştuğunu görmekteyiz. Darüşşifa: Heybetli bir taçkapı, bir giriş holü, kubbe fenerli dört sütunlu ve yüksek kemerli bir iç avlu, ortada havuz, iki küçük bir büyük eyvan, sekiz oda ile güney cephesinde bulunan üst kattaki iki hol ve iki odadan ibarettir. Alttaki iki küçük eyvanda ve kuzey doğu istikametindeki odada kabirler vardır. Orta Asya Türk yapı geleneğine bağlı olarak inşa edilen Şifahane, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen plâna sahiptir. Kesme taştan yapılan eser, kapalı avlulu, üç eyvanlı olup batı kanadı çift katlıdır. En belirgin örtü sistemi, ana eyvanın yıldız tonozudur. Yapıda beşik, sivri, aynalı, çapraz, artı ve yıldız tonozlar da kullanılmıştır. Avlusu, bezemeli sütunlara çift yönlü kemer atılımıyla, artı biçimli dokuz bölüme ayrılmıştır. Orta bölümün ortasında, sekizgen bir havuz yer alır. Havuzun üzeri; iki yanda beşik tonoz kollarının ortadaki köşe taşlı sekizgen kasnakla birleştiği, camlı demir doğrama bir külâhla örtülüdür. Bu dönemde ruh ve sinir hastalarının tedavisinde; Kur’an-ı Kerim tilaveti (Kur’an’ın yüksek sesle usulünce okunması) ve tasavvuf musikisi kullanılırdı. Yine suyun ortada bulunan havuza akarken ve havuzdan tahliye olurken çıkarmış olduğu sesler, ruh ve sinir hastalarının tedavisinde kullanılan yöntemlerden bazılarıydı. Bu sesler; Darüşşifanın sağında ve solunda bulunan hasta odalarına, hastaların ihtiyacı kadar iletilerek, hastaların tedavisi sağlanıyordu. Ana giriş kapısının sağ tarafındaki ilk odada; sesler tiz, aynı koridorun son- sağ tarafındaki odada ise sesler bas olarak, yayılmakta ve duyulmaktadır.

