Karabük

Previous Next

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

YÖRÜK KÖYÜ - SAFRANBOLU - KARABÜK-TÜRKİYE

Safranbolu’nun küçük bir modeli olan Yörük Köyü, 1997 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bir Türkmen köyü olması sebebiyle tamamen kentsel sit alanı içerisine alınarak korunması kararlaştırılmıştır. 16.yüzyılda Safranbolu yöresinde yaşayan göçebe cemaatlere “Yörükan-ı Taraklı” yada “Yörükan-ı Taraklıborlu” adı verilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Safranbolu, biri bugünkü Safranbolu İlçe merkezinde “Medine-i Taraklıborlu” diğeri merkezi bugünkü Yörük Köyü (Nefa-i Yörük) adını taşıyan aşiretler için kurulmuş olan Yörükan-ı Taraklıborlu adını taşıyan iki ayrı kazadır. Yörük köyü ile ilgili yazılı efsanelerde, Yörüklerin 14. ve 15. yüzyıllarda göçer durumda oldukları, kendilerine özgü vergi düzeni ile ayrı bir kariye teşkil edecek şekilde bir kadıya bağlanıp zaman içerisinde yerleştirildikleri ve bu kazanın merkezi olarak bugünkü Yörük köyünün tespit edildiği ve uzun sürede, yüzyıllar boyunca konumlarını devam ettirdikleri anlaşılmaktadır. Köyün efsanede yer aldığı şekilde Karakeçili aşiretine bağlı oymaklar ve Taraklı aşireti mensupları ya da bütününden oluşan biçimde kurulmuş olması kesin olmamakla birlikte ihtimal dahilindedir. Safranbolu’nun aksine arsa ve engebeli arazi sorunu olmayan Yörük’lüler evlerini nerede ise bitişik nizam inşa etmişlerdir. Anadolu köylerinde genellikle görülen ev kümelenmesi yerine ana cadde boyunca yapılanmışlardır. Ana cadde sonundaki meydandan açılan düzenli sokaklar da bile bitişik nizam havası devam etmektedir. Sipahioğlu Gezi Evi:Yörük köyündeki anıtsal nitelikli evlerden biridir. Sipahioğlu Evi , genelde tüm Yörük evleri gibi taş zemin üzerine, 2 katlı olarak yapılmış, hissedarları tarafından binanın harem ve selamlık bölümleri ayrılmış, gezi amaçlı olarak kullanılmaktadır. Evin Odalarında bulunan kalem işi süslemeler dikkat çekmektedir. Kalem işi süslemelerde C ve S kıvrımlarından oluşan düzenlemelerin de kullanıldığı firizlerde ve kartuşlar içinde H.1294 -M.1877 tarihi okunmaktadır.

Kaynak;www.kulturportalı.gov.tr

Previous Next

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

KARABÜK-DEVREK YOLU-TÜRKİYE

Amasra gezimizi bitirdikten sonra; Safranbolu, Karabük üzerinden bastonlarıyla ünlü Devrek’e doğru yol alıyoruz.
Coğrafik yapı nedeniyle, ırmağın bir kenarında trenyolu, bir kenarında son yıllarda yapılan kara yolu.

Bir tünelden çıkıp bir diğerine giriyoruz. Orman içinde oldukça hoş görüntüler içinde uzun bir süre yolculuk yapıyorsunuz.

Yolu buralara düşmemiş olanlara önerim, bu hoş güzargahtan bir kez olsun geçin.

Previous Next

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin

KONARI GÖLÜ / DİPSİZ GÖL-SAFRANBOLU -TÜRKİYE
💞
Bu göle ait bir efsane anlatılmakta.
Vaktiyle bu bölgede beyler yaşardı. Bey oğulları, bey kızlarının kimi ata biner, kimi oyalı yazması, kınalı elleri ile koyun otlatır, sürüsünü güdermiş.
İşte bu beylerden Yörük Beyinin oğlu, Konarı Beyinin kızına sevdalandı. Sevdalılar, buluşma yeri olarak nu gölün olduğu yeri seçmişler. Gençler vurgundular, sevdalıydılar. Duygularını sevdalarını büyüklerine anlattılar. Göçer Bey oğlunun derdine çare aradı. Aracılar kondu. Bey kızı istendi. Bey kızımı vermem de vermem diye tutturdu. Yörüklerde adettir; ‘’Yabana kız verilmez, yabandan kız alınmaz.’’ Konarı beyi dedi ki; ‘’ göçerlere kız vermem alıp kızımı gider, komaz  bir daha yanımda’’
💞
Aşıklar yalvardı, yaşlılar yalvardı. Ne hatır kâr etti ne de başka bir şey. Göçme vakti gelmiş artık göç kalkacak, Göçeri Beyin oğlunun göçerin başında olması gerek. Bakarlar ki beyin oğlu yok. Göç kervanından bazıları ayrılarak aramaya çıkarlar bey oğlunu. Bu arada beyin kızının da olmadığı anlaşılır. Aramaya çıkar iki tarafta… Tek bir çoban bilir aşıkların yerini o söyler beylere ola ki buluşma yerindedirler. Gölde, o zamanlar bu günkü gibi değil. İki ayrı kaynak çıkar biri sıcak biri soğuk…
💞
Gelirler gölün başına görürler al yazmayı, anlarlar, iki aşık canlarına kıymıştır. Suyun içine atmışlar kendilerini. İki tarafta dolanarak suyun çevresinde göz yaşı dökerler. Göz yaşları göl olur. 💞
Çırpınarak iki ördek kalkar gölden. Biri yeşilbaş biri beyaz ve kanat çırparak uzaklaşırlar ağlayanların bakışları arasında. Göç kervanındakiler görür kervanın önünde uçan iki ördeği, sanki yol göstermektedirler onlara bizi takip edin dercesine…
💞
O günden sonra her göç mevsiminde iki ördek peydah olur bu gölde. Nazlı salınımları ile dolanır, dolanır yüzer, sevdalarını söylerler kendi dillerince. Uçarlar birlikte aynı yöne kayıp giden göç kervanına yol gösterircesine…
💞
Günümüzde göl bakım görmüş etrafı yeşil ve mesire yeri haline getirilmiş.
Kavuşamayan aşıkları simgelemek için de, küçük gölün ortasına birbirini sarmalamaya çalışan iki fıskiye konmuş, kendi etraflarında dönüyorlar.

© Copyright 2021 . All Rights Reserved Dizayn by Bhttn

Search